Giriş
Barajlar; taşkın kontrolü, elektrik enerjisi üretimi, içme
ve kullanma suyu temini ve sulama amacıyla
binlerce yıldan bu yana inşa edile
gelmektedir. 1950’li yıllarda hükümetler,
bazı ülkelerde özel sektör, nüfusun artışına
ve ekonomik büyümeye bağlı olarak çok sayıda
baraj inşa etmeye başlamıştır. Bu kapsamda
en az 4500 büyük baraj inşa edildi. Bugün
dünyadaki nehirlerin yarısı en az bir büyük
baraja sahiptir.
Yeni yüzyılın başlamasıyla birlikte ülkelerin 1/3’ü, kendi
elektrik ihtiyaçlarının yarısından fazlasını
hidroelektrik güç vasıtası ile sağlamaktadır
ve büyük barajlar tüm elektrik üretiminin
%19’unu karşılamaktadır. Dünyadaki büyük
barajların yarısı esas itibariyle sulama
için inşa edilmiş olup, 270 milyon ha sulama
alanının %30-40’ına karşılık gelmektedir.
Barajlar, su ve enerji hizmetleri için
gereken önemli yapılardır ve uzun dönemli
olarak çok amaçlı fayda sağlayan stratejik
yatırımlar olarak değerlendirilir. Bazıları
büyük kamu yatırım projeleri kapsamında inşa
edilir.
Bölgesel kalkınma; iş yaratma ve sanayie destek olma
amacıyla büyük baraj inşa edilerek
sağlanabilir. Diğer amaçları, direkt olarak
elektrik enerjisi üretiminden veya alüminyum
rafinesi gibi elektriğe dayalı
endüstrilerden elde edilen işlenmiş
ürünlerin satılmasından ihracat geliri temin
etmektir. Özetle barajlar, insanların
ihtiyacının karşılanmasında önemli rol
oynamaktadır.
Ancak son 50 yılda büyük barajların performansı ile sosyal
ve çevresel etkileri ön plana çıktı. Kaba
tahminler ile rezervuarlar nedeniyle 40 ile
80 milyon kişinin yerinden edilmiş olması en
önemli dezavantajlarını oluşturmaktadır.
Karar verme aşamasında çoğu ülkelerde büyük
baraj inşa etmenin geleceğinin sorgulanıyor
olduğunu bilerek, kararın açık ve şeffaf
olmasına özen gösterilmektedir. Baraj yapma
için gereken büyük yatırım ile yaygın
etkilerin birbiri ile zıtlık taşıdığı
görülmektedir. Bu iki kavramın dengelenmesi
bugün sürdürebilir kalkınma için gereklidir.
Sosyal ve ekonomik gelişme için temel ihtiyaç olan sulama,
elektrik enerjisi, taşkın koruma ve su
temini gibi amaçlarla baraj inşa
edilmektedir. Bununla birlikte büyük
maliyeti, insanların tahliyesi ve balık
kaynaklarının tahribi ile maliyet ve
faydaların dengesiz paylaşımı gibi olumsuz
etkileri de mevcuttur.
Dünya Baraj Komisyonunun (WCD) iki yılı aşan uzun bir
çalışmasından sonra büyük barajlar yanlısı
ve karşıtı olanlar arasında bir diyalogun
oluşması için aşağıda belirtilen hususların
dikkate alınması gerekliliği ortaya
çıkmaktadır.
1.
Barajlar, insanlığın kalkınmasında önemli ve
etkili bir yardım yapmaktadır ve barajlardan
elde dilen katkılar dikkate değer
seviyededir.
2.
Çoğu projede bu faydaları sağlamak için
kabul edilemez ve sık sık gereksiz büyük
maliyetler oluşmaktadır. İnsanların yer
değiştirmesi, mansaptaki olumsuz etkiler,
doğal yaşamdaki değişiklik özellikle sosyal
ve çevresel alanda da önemli etkileri
oluşmaktadır.
3.
Fayda dağılımındaki dengesizlikler, diğer
alternatifler ile mukayese edilirse, su ve
enerji kaynaklarının değerlendirilmesinde
optimizasyonun sağlanması yönünde
sorgulanmaktadır.
4.
Su ve enerji kaynakları için değişik
opsiyonlarla ilişkili riskleri taşıyanların
yaratacağı olumsuz tablo ile, pozitif
çözümün ve tartışmanın koşulları ortaya
konulmaktadır.
5.
Su ve enerji projeleriyle ilgili büyük
barajlar içinde tartışmalı olanlar,
başlangıç aşamasında elenebilir ve tüm
soruların en iyi şekilde cevaplandığı durumu
temsil eden çözümlerin sunulmasıyla
kaynakların kullanımı geliştirilebilir.
Tartışılan Konu Nedir?
Daha önce ifade edildiği gibi, yatırım bedeli üzerine
hazırlanan raporlarda barajların
sorgulandığı bilinmektedir. Faydaya karşı
maliyetlerin tanımlanması; barajların
performansını ortaya koymak için kamu
yararına göre yapılmakta ve büyüme
deneyimleri aktarılmaktadır. Ancak insanlar,
havzalar ve ekosistem üzerinde barajların
etkisini açıklayan bilgi ve araştırmalar; bu
durumun tezadını ortaya koymaktadır. Bu
aşamanın başlangıçtaki tartışması, özgün
barajlara ve bunların yerel etkileri üzerine
odaklanmıştır. Ancak bu yerel sorgulamalar,
bugün daha kapsamlı, hatta barajlar
üzerindeki küresel tartışmayı başlatmış
bulunmaktadır.
Barajlar ile ilgili konular, aynı zamanda su ile ilgili
olup suyun nasıl kullanılacağı konusu önem
arz etmektedir. Dolgu barajlar ile beton
ağırlık barajlar arasındaki seçim konusunda
küçük bir anlaşmazlık bulunmaktadır. Asıl
problem, barajların nehir akımını nasıl
etkilediği ve su toprak kaynaklarının doğru
kullanımı ile ilgilidir. Barajların mevcut
yerleşim alanını etkilediği, kültürel ve
yerel varlıkların kesintiye uğradığı,
çevresel kaynakların olumsuz etkilere neden
olduğu gibi gerekçeler ile, kamu fonları ve
kaynaklarının en ekonomik yatırım olup
olmadığı sorgulanmaktadır.
Tartışma, kısmen geçmişte oluşmuş ve bugün devam
etmektedir. Eğer çok sayıda baraj inşa
edilirse, bu tartışma gelecekte de devam
edebilecektir. Bazı ülkelerde konu özgün
veya sosyal sorunlarıyla ortaya çıkmaktadır.
Tartışma hızının yeni büyük baraj inşa
hızından daha yüksek olduğu ABD’de konu
önemli dikkate alınmaktadır. Konuyla ilgili
tartışmanın kalite olarak Hindistan ve
Çin’de gerçekleştirilenden daha farklı
olduğu belirtilmelidir.
Tartışmanın iki kutbu, büyük barajlarla ile ilgili geçmişte
elde edilen deneyimin üzerine oluşan
manzaranın çok geniş olduğunu
göstermektedir. Birinci perspektif,
planlanan fayda ile gerçek sonuçlar
arasındaki boşluk üzerine odaklanmaktadır.
Diğeri, ülkenin inşası ve kaynakların
tahsisi perspektifinden su ve enerji
gelişiminin vazgeçilmez bir değer olarak
görülmesidir. Geçmişteki performans
hakkındaki herhangi bir sorunun cevabı,
bizzat bugüne kadar yapılan uygulamalardır
ki; barajlar 140’dan fazla ülkede su ve
enerji geliştirme stratejilerinin genellikle
bir parçası olarak değerlendirilir. Ancak
ilgili yapıların su ve enerji hizmetlerinin
sağlanması için gerekli olduğu
belirtilmelidir.
Karşı görüşte olanlar, su ve enerji ihtiyaçlarının
karşılanması için daha ucuz, iyi ve uyumlu
opsiyonları dikkate alıyor ve sık sık su
temini ve elektrik opsiyonlarının
desantralize olmasından, büyük ölçekli
kullanımı tercih ediyor ve talep-işletme
opsiyonunu ihmal ediyor. Barajlar, sık sık
düşük maliyetle su ve enerji temin etme
amacıyla veya daha sürdürülebilir ve dengeli
faydalara ulaşmak için seçilir.
Barajların yarattığı çevresel ve sosyal maliyetlerin
çözülmesi ve etkilenen insanların sistematik
olarak yönlendirilmesi, yönetilmesi yönünde
geniş bir anlayış olmasına rağmen, finans,
ekonomi, sosyal ve çevresel konularda derin
bir ayrılık hala mevcuttur. Bunlar arasında
etkili ve ilişkili olanlar aşağıda
çıkartılmıştır:
-
Değişik gelişme hedeflerini başarmak için
baraj alternatifleri uygulanabilir olmalıdır
ve alternatiflerin tamamlayıcı veya
karşılıklı çözümlere sahip olup olmadığı
araştırılmaktadır.
-
Olumsuz çevresel ve sosyal etkiler kabul
edilebilir ölçekte olmalıdır.
-
Olumsuz çevresel ve sosyal etkilerden
kaçınılabilir veya bu etkiler çözülebilir.
-
Yerel insiyatifler gelecekteki kararlar
üzerinde etkili olmalıdır.
Bugün büyük bir barajın inşa edilmesi içi verilecek karar
yalnızca yerel veya ulusal ölçekli değildir.
Tartışma; yerel seviyedeki maliyetlerden ve
faydaların gelişme stratejileri ve
seçenekleri hakkındaki küresel
değerlendirmelere kadar gelişebilir.
WCD’nin Büyük Barajlar Üzerindeki Çalışmalarından Ne
Bulundu?
Büyük barajların etkili gelişimini bütünüyle
değerlendirmek ve su kaynakları ile enerji
yatırımları için alternatiflere yaklaşımda
bulunmak için WCD 8 ayrı barajı detaylı
inceletti, Hindistan ve Çin için bir
değerlendirme yaptı ve Rusya ile Bağımsız
Cumhuriyetler için özel bir makale
hazırladı. Bu amaçla dikkate alınan barajlar
aşağıda çıkartılmaktadır.
-
Aslantaş Barajı - Ceyhan Nehri, Türkiye
-
Glomma-Lagen Havzası - Norveç
-
Grand Coulee Barajı - Kolombiya Nehri, ABD -
Kanada
-
Kariba Barajı - Zambezi Nehri,
Zambiya/Zimbave
-
Pak Mun Barajı - Num-Mekong Nehir Havzası,
Tayland
-
Tarbela Barajı - İndus Nehri Havzası,
Pakistan
-
Tucurui Barajı - Tocantins Nehri, Brezilya
-
Gariep ve Vanderkloof Barajı – Orange Nehri,
Güney Afrika.
Ayrıca sosyal, çevresel ve ekonomik esaslar dahilinde
yapılan 17 tematik değerlendirme ile 125
büyük baraj incelendi ve bu barajlara
alternatifler ile yönetim ve kurumsal
işleyişler değerlendirildi. Aynı zamanda
bölgesel konsültasyon için 947 adet alt
seviyede sunuş gerçekleştirildi. Tüm bu
veriler, komisyonun ilgi sahasındaki
barajlar ve alternatifleri üzerindeki
bilgilendirmeleri sağlayarak WCD bilgi
kütüğünü oluşturuldu. Değerlendirmelerin üç
temel bileşeni mevcuttur:
-
Büyük barajların performansı ve etkilerinin
bağımsız olarak incelenmesi (Teorik,
finanssal ve ekonomik performanslara,
ekosistem ve iklim üzerindeki etkilere,
sosyal etki boyutuna bakılması, katkı ve
kayıpların dağılımının oluşturulması ile).
-
Baraj alternatiflerinin, bunların
sağlayacağı katkıların ve bunların yarattığı
engellerin takdir edilmesi
-
Barajların seçimi, tasarım, inşaatı,
işletilmesi aşamalarındaki çalışmaları
kapsayan planlama, karar verme analizinin
yapılması.
WCD’nin büyük barajların performansı değerlendirmesi
hükümet teklifi ve finansmanı esasında
sağlanan kriterler ile yapılmaktadır.
Komisyon analizi, sonuçları ile yeterli
olmayan veya olumsuz sonuçlar veren
barajların niçin, nasıl ve nerede inşa
edildiklerini anlamak için ayrı bir dikkat
sarf etmektedir. Bu çalışmanın sonuç
itibariyle bir parçası da geçmişteki
eksikliklerin ve zorlukların bir neticesi
olarak bugün tehlike arz eden örnekleri de
ortaya koymaktır. Bu analizin sonunda
barajlardan elde edilen ek faydalar ön plana
çıkartılmamıştır. Ancak “bazı barajlar kendi
amaçlarını sağlarken bazıları neden
sağlamıyor” sorusuna cevap bulmaya
çalışılmaktadır.
Teknik, Finansal ve Ekonomik Performans
WCD Bilgi Kütüğündeki büyük barajlardan elde edilen
bilgilere göre, fiziksel ve ekonomik
hedeflerin sağlanmasında projeden projeye
farklılık oluşmaktadır ve hedeflerde önemli
oranda sapmalar görülmektedir. Tüm bunlara
rağmen, daha önce ifade edildiği gibi
barajlar tarafından yapılan hizmetler
yadsınamaz. Hedeflerden ayrı olarak aynı
zamanda bilgi tabanı, barajların 30-40
yıllık işletme ömürleri sonrası fayda
üretmeye devam eden uzun ömürlü yapılar
olduğunu doğrulamaktadır. Bilgi kütüğündeki
barajların teknik, finansal ve ekonomik
performanslarına göre yapılan bir sektörel
değerlendirmede aşağıda özetlenen sonuçlara
ulaşılmaktadır.
-
Sulama amaçlı olarak inşa edilen büyük
barajlar, tipik olarak fiziksel hedefleri
tutturamamakta, kendi maliyetlerini
sağlayamamakta ve beklenenden daha az fayda
temin etmektedir.
-
Hidroelektrik enerji üretimi için kullanılan
büyük barajlar daha etkilidir. Ancak üretim
yönünden hala hedeflerin altında bir
performans sergilemektedirler. Genellikle
finansman hedefleri sağlanmakta olup nispi
olarak oldukça değişken bir ekonomik
performans sunmaktadır.
-
Belediye ihtiyaçları ve endüstriyel su
temini için inşa edilen büyük barajlar,
genellikle zamanlama ve net su temini
yönünden planlama hedeflerini sağlamakta
yeterli değildir, kötü bir finansal maliyet
dönüşü ile ekonomik performans
sergilemektedir.
-
Taşkın kontrol fonksiyonlu büyük barajlar,
bu esasta büyük faydalar sağlamaktadır.
Ancak mansapta artan yerleşim alanları için
taşkın yönünden büyük tehlike arz
etmektedirler ve bazı durumlarda kötü bir
işletme politikası ile büyük taşkın
hasarlarına neden olabilmektedir.
-
Çok amaçlı inşa edilen barajların
hedeflerinin sağlanmasında, tek amaçlı
projelerdeki yatırım maliyetleri ile ilgili
tanımlama eksikliği aşıldığından, iyimser
sonuçlara ulaşılmaktadır.
Performansla ilgili inceleme iki temel bilgiyi ortaya
koymaktadır:
-
Bilgi kütüğündeki büyük barajlar,
gecikmeli olarak ve önemli maliyet artışı
ile tamamlanmıştır.
-
Büyük barajlar ve ilgili yapısal önlemler
ile ilgili gelişmeler, taşkın kontrol
görevini azaltan ve yapısal olmayan
çözümleri ön plana çıkartan bir entegre
taşkın işletme sisteminin oluşmasını gerekli
kılmaktadır.
Yapılan araştırma, aynı zamanda büyük barajların fiziksel
sürdürülebilirliği ve faydaları ile
ilişkilendirilmiş faktörleri sorgulamakta ve
aşağıda belirtilen sonuçları
doğrulanmaktadır.
-
Baraj yaşına bağlı depolama, bakım
giderlerindeki artış ve bir dolusavak
yapısının tasarımı esasında görülen
hidrolojik rejim bozulmasına bağlı olarak
baraj güvenliğinin arttırılması gerekecektir
ve bununla ilgili özel dikkat ve yatırıma
ihtiyaç olacaktır.
-
Sedimentasyon ve zamanla oluşan depolama
kayıpları, ciddi bir sonucu ortaya
çıkarmakta ve bu etkiler, yüksek jeolojik
ayrışma veya insan eliyle oluşan erozyon
nedeniyle daha etkili olarak
hissedilecektir.
-
Büyük barajlar tarafından sulanan alanları
da ihtiva eden toprakların yaklaşık 1/5’i
taban suyu ve tuzlanma problemi ile karşı
karşıya kalmaktadır. Bu etki, uzun dönemde
çok ciddi sorunlar doğurmakta ve tarım
alanlarında iyileştirmeyi gerekli
kılmaktadır.
WCD Bilgi Kütüğünde yer alan büyük barajların performansı
ile ilgili bilgilerin kullanımına bağlı
olarak hazırlanan raporlar göstermektedir
ki, mevcut büyük barajların ve bunların
ilgili yapılarının işletmesi ile ilgili
geliştirilen projelere ihtiyaç vardır. Sonuç
bir sürpriz gibi gözükse de, oldukça büyük
yatırım bedelleriyle inşa edilen büyük baraj
projelerinde küçük gelişmeleri sağlamak
mümkün olabilecektir.
Ekosistemler ve Büyük Barajlar
Büyük barajların ekosistemlere, biyolojik çeşitliliğe ve
mansap hayatına önemli ölçüde etki ettiği
bilinmektedir. WCD Bilgi Kütüğü bu etkileri
aşağıda verildiği gibi özet olarak ortaya
koymaktadır.
-
Rezervuar alanının suyla kaplanmasından
dolayı orman kaynakları, vahşi yaşam
ortamları, biyolojik tür populasyonu ve
memba göl alanındaki tür azalımı.
-
Biyolojik çeşitlilik, memba ve mansap
balıkçılığı ve mansaptaki taşkın ovaları,
ıslak alanlar, nehir yatakları, farklı nehir
oluşum biçimleri ve yakın deniz
ekosistemlerinin kaybı.
-
Aynı nehir üzerinde inşa edilmiş
barajlardaki su kalitesi, doğal taşkın ve
biyolojik tür kompozisyonu üzerindeki toplam
etkiler.
Denge halinde iken ekosistem etkileri,
ölçümlerde görülenden daha olumsuz olabilir
ve çoğu durumda etkiler büyüktür ve geriye
dönüşü yoktur. Bazı durumlarda da ekosistem
değerlerindeki etkiler, yeni oluşan ıslak
alanlar, balıkçılık ve rekreasyon
alanlarının gölgesinde kalmasıyla pek
gözükmez.
Komisyon, bilim adamları tarafından önerilen
rezervuarlardaki gaz emisyonu (doğal haldeki
göllerde olduğu gibi), bitki çürümesi ve
rezervuardaki karbon akımının olduğunu ifade
etmektedir. Ancak bu emisyonun çok değişken
olduğu görülmektedir. Brezilya’daki bir
barajdan elde edilen ilk verilerin tüm
emisyon seviyesinin termik santral ile
mukayese edilebilir seviyede olduğunu
göstermiştir.
Ancak çalışma diğer rezervuarlardaki gaz emisyonunun termik
santrallerden önemli ölçüde daha düşük
olduğunu ortaya koymaktadır. Sağlıklı bir
karşılaştırma için doğal koşullardaki bir
depolamada yapılan emisyon ölçümlerine de
gerek olduğu belirtilmelidir. Bu amaçla
proje bazında daha geniş bir araştırmanın
yapılması gereklidir.
Büyük barajların ekosistem üzerindeki etkileriyle ilgili
çalışmalar, düşük kaliteli ve süreklilik arz
etmeyen tahminler gibi değişik etkilerden
dolayı sınırlı ölçüde başarılı
olabilmektedir. Daha özgün ifade ile;
-
Karasal ekosistemlerde ve biyolojik
çeşitlilik üzerinde oluşturulan rezervuarın
etkilerinin bir çoğunu ortaya koymak mümkün
değildir. Vahşi yaşamdaki gerileme ile
ilgili tespitleri yapmak orta vadede oldukça
zordur.
-
Balık geçişlerinin kullanımı, teknolojideki
gelişmelere rağmen, çok az başarı
sağlamıştır.
-
İyi oluşturulmuş bilgi tabanlarından,
ekolojist, baraj tasarım grubu ve diğer
etkili insanların başlangıçtaki
işbirliğinden ve yapılan ölçüm ile
gözlemlerden olumlu sonuçlar alınmaktadır.
-
Çevresel akım gereksinimleri; nehir yatağı
rejimindeki değişim, taşkın ovası ve
mansaptaki kıyı ekosistemleri üzerindeki
etkileri azaltmak için gereklidir.
Geleneksel önlemlerdeki sınırlı başarı nedeniyle,
kamuoyunun artan hassasiyeti, nehir
segmanları ve havzaları üzerindeki ekolojik
etkilerin ortadan kaldırılması veya en düşük
seviyeye düşürülmesi yönünde baskı
yaratmaktadır. Buna ilave olarak hükümetler,
ekosistemlerin ve biyolojik çeşitlilik
kaybının önlenmesi yönünde dengeleyici
önlemler almayı denemektedirler.
Sonuç olarak çoğu gelişmiş ülkede özellikle ABD’de
ekosistem restorasyonu, büyük ve küçük
barajların inşasının genel bir konsensüsün
sonucu olarak hayata geçirilmesi ile
oluşturulmaktadır.
İnsanlar ve Büyük Barajlar
Komisyon, barajların sosyal etkilerinin
değerlendirilmesinin gerekliliğini ve
dikkate alınmayan olumsuz etkileri ortaya
koydu. Bu etkilerin aralığı, nehir
çevresinde yer alan canlı yaşam için hayati
önem taşır.
-
Dünya genelinde 40-80 milyon insan baraj
inşa edilmesinden dolayı fiziksel olarak yer
değiştirmek zorundadır.
-
Baraj mansap bölgesinde özellikle taşkın
ovasında ve balıkçılığın yapıldığı alanlarda
yaşayan milyonlarca insan ciddi tehlike ve
sorunlarla başbaşa kalmaktadır.
-
Yerleşim alanı olarak tahsis edilen
alanların çoğu, yeterli değildir veya
eksikler ihtiva etmektedir.
-
Yerleşimin uygun olmadığı ve tahsisin doğru
yapılmadığı alanların çoğunda planlama
eksiklikleri mevcuttur.
-
Yeniden yerleşime tabi tutulan insanlar,
yerleşimin ekonomik ve sosyal
gelişmelerinden daha çok fiziki yeterlilik
esasında oluşan programın sonucu olarak,
nadir olarak kendi hayatlarını yeniden
düzenleyebilmektedir.
-
Yer değiştirmenin büyük olması, insanların
hayatını önemli ölçüde etkilemektedir.
-
1990’lı yıllarda mansapdaki canlı yaşam
üzerine olan etkiler (büyük barajların
planlanması ve tasarımında belirtilen
hususlara uyulmayarak) uygun
değerlendirilmedi veya yapılmadı.
Daha ileri bir değerlendirme ile bu barajlarda oluşacak
göçme, sonuçları itibarıyla milyonlarca
insanı etkilemektedir. Bu nedenle önlem
gereklidir. Onarım yapılmaması eksikliktir
ve proje faydalarının paylaşımı için gereken
işlemlerin gelişmiş örnekleri, geçmişte olan
olayların gelecekte tekrarlanması için bir
tehlike gibi görülmektedir.
Devamına İngilizce olarak ulaşmak için
tıklayınız.
|