»
Büyük Bilim İnsanı-Aralık 2005 

Değerli baraj çalışanları,

Mensubu bulunduğum Üniversitemde zaman zaman toplantılar yapılır. Geçen ay bu toplantılardan birine katıldım. Daha doğrusu takdim edilen bir onursal doktora payesinden sonra, bir bilim insanını dinleme onuruna kavuştum. Kendilerini dinlemekten büyük keyif aldım, bilgi edindim ve bilgilerimi birleştirme fırsatını elde ettim. Önce kısaca özgeçmişinden bahsedeceğim ve sonra sizlerle ismini paylaşacağım.

1924 yılında İstanbul’da doğdu.  Londra Üniversitesi Imperial Kolejinden mezun oldu ve burada doktora derecesini edindi. Mezuniyeti sonrası ABD’nin Miami Üniversitesinde çalışmaya başladı. 350 makale ve bildirisi vardır. 150 cilt kitabın editörlüğünü yapmıştır.  18 dernek üyesidir. 1974 yılında TÜBİTAK, 1982 yılında Sovyetler Birliği Kurtaçof, 1986 yılında İnsanlık için enerji, 1991 yılında Kültür Bakanlığı bilim hizmet ödüllerini almıştır. 1981 yılında Çin Halk Cumhuriyeti Eğitim Bakanlığından fahri profesörlük, 1998 yılında Anadolu Üniversitesinden, 2001 yılında Ukrayna Donetsk Devlet Üniversitesinden ve 2005 yılında da Eskişehir Osmangazi Üniversitesinden fahri doktora unvanları ile taltif edilmiş ve 2000 yılında Arjantin Bilim Akademisine seçilmiştir. Milletlerarası Hidrojen Enerji Derneğinin kurucu başkanıdır. Milletlerarası Hidrojen Enerji Dergisinin (International Journal of Hydrogen Energy) editörlüğünü yapmaktadır. Halen ABD’deki Maima Üniversitesi Temiz Enerji Araştırma Enstitüsü direktörüdür. Bu enstitüde enerji, çevre, eğitim, ekonomi ve kalkınma ilişkileri ve problemleri üzerinde çalışmaktadır.”

 

Yukarıdaki paragrafta kısaltarak özgeçmişini sunduğum muhterem zat, Prof. Dr. T.Nejat Veziroğlu’dur. Özetle ifade etmek gerekirse, kendisi hidrojen enerji sisteminin fikir babasıdır ve bu konuya çok uzun bir ömür harcamıştır.

Kendisinin yaklaşık bir saat süren konuşmasını büyük bir dikkatle dinledim. “Enerji sisteminde yaklaşık 30–40 yılda bir değişikliğin olduğunu, 1860’lı yıllarda odun ve kömürle başlayan sektörün petrol ve doğal gaz ile geliştiğini, bugünlerde de yeni bir sistem olan hidrojenin alt yapı hazırlıklarının yapıldığını” söyledi ve bazı birim maliyet fiyatları sundu.  Bu değerleri aynen sizlere aktarıyorum. 

Fosil yakıt     :  22.11 $/GJ

Hidrojen        : 19.23 $/GJ

Sentetik Fosil: 27.55 $/GJ

Profesör Veziroğlu, aslında fosil yakıtların çok daha yüksek bir maliyet arz ettiğini, bu sistemde çevreye verilen zararın maliyete dahil edilmediğini, Yatağan’daki termik santrali örnek göstererek oradaki insanların sağlığındaki problemlerin bu maliyetlerde dikkate alınmadığını anlattı. Nehir santrallerinin de önemli ölçüde çevreye zarar verdiğini belirterek ABD’de hidrojen enerji sistemiyle ilgili çok önemli araştırmalarının yapıldığını ve ünlü petrol şirketlerinin bu konuda önemli oranda yatırım yaptığını ifade etti.

2000 yılında fiili olarak kullanılmaya başlanan hidrojenin, bu yüzyılın üçüncü çeyreğinden itibaren fosil yakıtların tükenmesine bağlı olarak birincil enerji sistemi olarak kullanılmaya başlayacağını öğrendik. Hidrojenin nükleer santrallerde kullanımı ile ilgili bilgiler aldık.  Velhasıl, bu makalede yazarak anlatamayacağım bilgileri edinme fırsatını bulduk, Sayın Profesör Veziroğlu’ndan. Aslında bu edindiğimiz bilgiler, ABD ve Kanada’da 1970’li yıllardan itibaren neden büyük barajların yapılmadığının kısmen cevabını oluşturmaktadır.(bakınız dünyadaki büyük barajlar haritası).

Bizim büyük bilim insanlarımız var. Bunlardan biri de, Sayın Prof. Dr. T. Nejat Veziroğlu’dur. Teşekkürler Sayın Veziroğlu, bizleri aydınlattınız. Sizin anlattıklarınız ile birleşen bilgilerimiz, bu yüzyılın ikinci yarısından sonra mevcut su ve toprak kaynaklarımızın daha da önem arz edeceğini gösteriyor.  Sizlere minnettarız. Siz, gurur duyduğumuz bir bilim adamısınız ve Nobel bilim ödülüne layık bir Türk aydınısınız. BGD olarak bu konuda gayret göstereceğimizi belirtmek isterim.

Bu vesile ile tüm baraj çalışanlarına selam ve sevgilerimi sunuyorum.

Saygılarımla.

Prof. Dr. Hasan TOSUN

BGD Başkanı