|
 |
ÜLKEMİZ
İÇİN BARAJLARIN EHEMMİYETİ |
 |
» Son zamanlarda
ülkemizde yapılmakta olan ve planlama
safhasındaki baraj inşaatlarına karşı
sistemli bir kampanya yürütüldüğü
müşahade edilmektedir. Bunların
sebepleri üzerinde durmayıp, baraj
inşaatlarının ülkemiz için bir zaruret
olduğunu vurgulamakla iktifa edeceğim.
»
Bilindiği
üzere ülkemizde yağışlar bölgeden
bölgeye büyük değişim gösterdiği gibi,
mevsimlere göre de ciddi bir farklılık
arz eder. Misal olarak Doğu Karadeniz’de
yılda m2’ye 2500 mm yağış kaydedilirken,
Orta Anadolu’da bu değer 250 mm’ye kadar
düşmektedir. Mevsimlere göre farklılıkta
büyüktür. Suya en çok ihtiyaç duyulan
yaz aylarındaki yağış, kış aylarına
nazaran çok cüz’idir.

»
Hâl böyle
olunca yağışlı mevsimlerde yağan yağmur
sularının, yaz aylarında
kullanılabilmesi için suyun biriktirme
yapılarında (baraj ve gölet gibi) yani
baraj göllerinde depolanması
gerekmektedir. Yani kışın biriktirip
yazın kullanacaksınız. Bu işin coğrafi
yanı. Bir diğer husus da barajların çok
maksatlı kullanılabilmeleridir.
Bunlar:
• Şehirlerin içme ve kullanma suyu
ihtiyacının karşılanması,
• Sanayi için gerekli suyun temini,
• Hidroelektrik enerji üretimi,
• Taşkından korunma,
• Nehir rejimlerinin tanzimi,
• Feyezan ( taşkın ) zararlarından
korunma,
• Su ürünleri istihsali,
• Mesirelik kullanım ( Rekreasyon ),
gibi sayısız faydaları vardır.
»
Ayrıca
barajların civarında iklimin
değişmesine, bilhassa sert kara iklimine
sahip bir bölge ise nisbeten ılıman bir
iklime dönüşüm sağladığı da bilinen bir
gerçektir.
»
Yukarıda
ana başlıklarla verilen faydalarla
alakalı kısa izahat aşağıda verilmiştir.
 |
ŞEHİRLERİN
İÇME ve KULLANMA SUYU İHTİYACI |
|
 |
»
Artan
nüfus ve refah seviyesinin yükselmesi
ile birlikte yerleşim yerlerinin içme ve
kullanma suyu talepleri de artmaktadır.
Vatandaşa, kâfi miktarda ve sağlıklı su
temin etmek, Devletin en mühim
vecibelerindendir. Geçmişte
İstanbulluların çektikleri su sıkıntısı
karikatürlere dahi konu olmuştur. Paris
ve Londra gibi büyük şehirler bir nehir
kıyısında kurulmasına rağmen İstanbul’un
içinden akan bir nehrin olmaması
civarından su getirilmesini gerekli
kılmıştır. İstanbul’a su temin eden 7’si
Istrancalarda olmak üzere toplam 14
baraj olmasaydı, bugün İstanbul’da su
mercekle aranır hale gelirdi. Daha sade
bir ifade ile yaşanamaz bir şehir
olurdu. Ankara, İzmir, Bursa gibi büyük
şehirlerde sular akıyorsa, barajlar
sayesindedir.
 |
SANAYİİN
SU TEMİNİ |
|
 |
»
Sanayi
üretim için mutlaka suya ihtiyaç duyar.
Dolayısıyla sanayinin su talebi de büyük
ölçüde baraj ve göletlerden temin
edilmektedir.
 |
SULAMA
SUYU |
|
 |
»
Ülkemizde
günümüz itibariyle teknik ve ekonomik
olarak sulanabilen 8,5 milyon ha
(hektar) arazi mevcuttur. Sulu ziraat
yapılması halinde susuz ziraata nazaran
5 ila 14 misli bir gelir artışı
olmaktadır. Ayrıca ürün deseni de
zenginleşmektedir. Susuz tarımla
arpa-buğday ekilen arazilere pamuk,
patetes, mısır gibi ürünler de
yetiştirilebilmektedir. Nitekim, su
ulaşan topraklara canlılık gelmektedir.
Sulama suyu umumiyetle akarsular üzerine
inşa edilen baraj ve göletlerden
sağlanmaktadır.
 |
HİDROELEKTRİK
ENERJİ ÜRETİMİ |
|
 |
»
Su
kaynaklarından ekonomik olarak istifade
edilmesi açısından Hidroelektrik Enerji
Üretiminin rolü çok büyüktür. Zira
hidroelektrik enerji, ülke kaynaklarının
kullanılması ile üretildiği için, dışa
bağımlı değildir. Petrol fiyatlarının
alabildiğince yükseldiği şu günlerde
hidroelektrik enerjinin önemi bir defa
daha ortaya çıkmıştır. Rusya ile Ukrayna
arasında vuku bulan Doğalgaz Meselesi de
üzerinde dikkatle durulması ve ders
alınması gerekli bir hadisedir. Siz,
eğer ülkenin iktisadi ve içtimai
hayatında önemli bir yeri olan
enerjinizi dışa bağımlı hale
getirdiğiniz taktirde en çok ihtiyaç
duyduğunuz bir anda talebiniz
karşılanamayabilir.
»
Bir
ülkenin elektrik enerjisi tüketimi o
ülkenin kalkınmışlığının bir
göstergesidir. Ülkemizin 2005 yılında
kişi başına yıllık elektrik enerjisi
sarfiyatı 2 100 kWh iken, gelişmiş
ülkelerde 9 000 kWh, ABD ve Kanada gibi
ülkelerde ise 12 000 kWh’dır.
»
Ülkemizde
2005 yılı sonunda 160,332 milyar kWh
elektrik tüketilmiştir. Elektrik
sarfiyatı yılda % 6 ila % 8 arasında bir
artış göstermektedir. Yani yılda % 7
civarında bir artış söz konusudur. Buna
göre 2010 yılında 225 milyar kWh, 2020
yılında ise 440 milyar kWh civarında bir
ihtiyaç olacağı tahmin edilmektedir.
»
Ülkemizin
ekonomik ve sosyal bakımdan
kalkınmasının sağlanması için
sanayileşme bir hedef olduğuna göre, bu
sanayinin ve diğer kullanıcıların
ihtiyaçları olan enerjinin:
•
yerinde
• zamanında
• güvenilir olarak
• makul fiyatla
karşılanması gerekir.
»
Hidroelektrik enerji pik saatlerde hemen
devreye girebilen bir enerjidir. Ayrıca
elektrik fiyatlarının sigortasıdır. Yani
işletim maliyetleri diğerlerine göre son
derecede düşüktür. Yatırım
maliyetlerinin doğalgaz çevrim
santrallerinden bir miktar yüksek olduğu
ifade edilse de barajların ömrünün
100-200 yıl gibi çok uzun olduğu dikkate
alınarak hesap yapıldığı taktirde yıllık
yatırım maliyetinin çok daha düşük
olduğu görülecektir.
»
Ülkemizin
teknik olarak değerlendirilebilir
hidroelektrik potansiyeli 216 milyar
kwh/yıl, teknik ve ekonomik olarak
değerlendirilebilir potansiyel ise
takriben 130 milyar kwh/yıl’dır.
»
Günümüz
itibariyle Türkiye’de 137 adet
hidroelektrik santral işletmededir. 137
santral 12 846 MW ‘lik bir kurulu güce
ve 45 milyar kWh yıllık ortalama üretim
kapasitesine sahiptir. Bu durumda
ekonomik potansiyelimizin % 35’i, teknik
potansiyelin ise % 21’i
kullanılabilmektedir. ABD, Kanada hatta
Norveç gibi ülkelerde bu oran % 80’lere
ulaşmıştır. Türkiye’de henüz
değerlendirilmeyen hidroelektrik
potansiyel dolayısıyla yıllık kaybımız 5
ila 6 milyar dolar civarındadır.
»
Netice
olarak 2008 – 2009 yıllarında muhtemel
bir enerji açığı tehlikesine karşı
elimizi çabuk tutarak boşa akan
sularımızdan bir an önce elektrik
üretmemiz hepimize düşen en mühim
vazifedir.
 |
TAŞKIN
KORUMA |
|
 |
»
Ülkemizde
meydana gelen feyezanlar (Taşkın)
sebebiyle ciddi can ve mal kayıpları
vuku bulmaktadır. Barajlar yağışlı
zamanlarda gelen suyu biriktirip,
kontrollü bir şekilde verdiğinden
taşkınlar için faydalı tesislerdir.
»
Nehir
rejimlerinin tanzimi ve taşkın
zararlarından korunma için barajlar
lüzumlu yapılardır.
 |
SU
ÜRÜNLERİNİN İSTİHSALİ |
|
 |
»
İnşaa
edilen barajların göllerinde balıkçılık
yapılmak suretiyle önemli ölçüde gelir
sağlandığı gibi, bilhassa kıyıdan
uzaktaki İç ve Doğu Anadolu gibi
bölgelerimizdeki insanlarımıza balığın
da iyi bir besin maddesi olarak
sunulması imkanı sağlanmaktadır.
Çocukluğumda genelde etle beslenme
alışkanlığı olan yöremizde babamın Şuhut
– Selevir Barajı’nda tutulan sazanları
evimize getirdiğinde, evde ayrı bir
damak tadının verdiği mutluluğu, güzel
bir hatıra olarak hatırlıyorum.
»
DSİ’nin;
İzmir (Ürkmez), Adana (Seyhan), Elazığ
(Keban), Şanlıurfa (Atatürk Barajı),
Bolu (Gölköy), Amasya (Yedikır), Edirne
(İpsala), Sivas (Çamlıgöze) olmak üzere
8 adet su ürünleri üretim tesisinde
yılda 28 milyon adet yavru balık
üretilerek barajlara bırakılmaktadır.
 |
MESİRELİK
KULLANIM |
|
 |
»
Barajlar
inşa edildikleri bölgeye hayat
vermektedir. Baraj civarlarında teşkil
edilen rekreasyon sahaları, yeşil
alanlar, orman alanları civarda yaşayan
insanların mesirelik olarak
kullanabilecekleri dinlenme yerleridir.
»
Barajların, civarının ikliminin
yumuşamasına müspet tesisi olduğu da
bilinen bir gerçektir.
»
Tabiatıyla
barajlar yüzünden yaşadıkları yerleri
terk etmek zorunda olan
vatandaşlarımızın bulunması, bazı tarihi
eserlerin su altında kalması, bir miktar
tarım arazisinin göl alanına terk
edilmesi gibi mahzurları da vardır.
Ancak unutulmamalıdır ki faydaları
yanında bu mahzurlar telafi edilebilecek
cinstendir.
 |
NETİCE |
|
 |
»
Ülkemizde
barajlar, şehirlerin içme suyu
ihtiyaçları ile sanayinin su talebinin
karşılanması, hidroelektrik enerji
üretimi elde edilmesi için gerekli olan
tesislerdir. Ülkemizin coğrafi konumu ve
iklim özellikleri yüzünden barajlar
olmazsa insanlarımız susuz kalır.
Hidroelektrik enerji olarak sularımızdan
istifade edemezsek dışa bağımlı hale
geliriz. Ayrıca barajlardan sulama suyu
sağlanması, taşkınlardan korunma,
balıkçılık gibi pek çok fayda temin
etmek mümkündür.
»
Netice
olarak, ülkemizde kullanılmayan su
potansiyelinin bir an önce
değerlendirilmesi elzemdir. Bir kastı
mahsus ile veya bilgisizlik sebebiyle
barajlara karşı çıkanların görüşlerine
itibar edilmemesi gerekir.
»
Unutulmamalıdır ki barajlar; elektriğin
sigortası, şehirlere su verebilmenin
teminatı, ziraat için can suyudur.
Ülkemizde kalan baraj ve hidroelektrik
santrallerin bir an önce inşa edilmesi
arzusuyla…
Prof. Dr.
Veysel EROĞLU
DSİ Genel Müdürü
|